M.S. 2014 yılının Aralık ayı içerisinde şekillendi, makul şüphe (şübhe-i makul) yasası. Neyin nesidir bu yeni hukuksal terim derken, iki somut olgu ile öğreniverdik neyin nesi olabileceğini!
İlki Konya’da yaÅŸandı. Ulusal ÅŸehidimiz Kubilay’ı anma törenleri sırasında bir grup genç ki, lise çağı gençleri idiler, bir bildiri sundular topluma. Bildiriyi okuyan lise ikinci sınıf öÄŸrencisi delikanlı, sınıfından derdest edilerek kolluk güçlerince önce karakola ve sonra da yargıya sevk ediliverdi. Tutukladılar genci. Toplumsal tepki üzerine ve hukuk bilgisi ağır basan insanlarımızın çabası sonrası, ertesi gün tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi. Hukuki gerekçe açıklandı bu arada; makul ÅŸüphe!
İkinci olay ise daha yenidir. Gazeteci yazar Sedef KabaÅŸ, sosyal medyaya attığı bir kısa mesaj sonrası evinden alındı, kendisinin bilgisayarı ve oÄŸlunun tableti ile birlikte. Adliye sorgusu sonrası ÅŸimdilik özgürlüÄŸüne kavuÅŸtu. Adına tweet denen kısa mesajın meali ise ÅŸöyle; “Yolsuzlukları hırsızlık saymayan yargıcı unutmayın!”. Yani kısacası Sayın KabaÅŸ’ta makul ÅŸüphe zanlısıdır, tehdit koktuÄŸu makul bulunan mesajı ile!
TDK SözlüÄŸü, makul kelimesini ‘akla uygun gelen’ olarak tanımlıyor. Åžüphe sözcüÄŸü ise ÅŸöyle imiÅŸ; ‘zihnin bir ÅŸey için var veya yok diyemeyerek duraksaması’.
Yani, kısacası makul ÅŸüphe, göreceli bir anlamla karşımıza çıkıyor; hukukçulara bakılırsa da yasalar asla muÄŸlak (göreceli) anlamı ile yazılmazmış!
Hukuksal anlamı ile makul ÅŸüphe; “hayatın akışına göre somut olaylar karşısında duyulan endiÅŸe” olarak kısaca anlamlandırılabilinir.
Batı hukuk sisteminde yüksek ÅŸüpheli kavramı ile ifadesini bulan bu terim, terör potansiyeli olabilecek olaylara bir önlem olarak düÅŸünülmüÅŸtür. Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda ve A.B.D. de böylece yorumlanmış. Temeli de El Kaide türü olaylar sonrasına denk düÅŸüyor.
Bir de kuvvetli ÅŸüphe (ÅŸübhe-i kavi) terimi var, bizim hukuk anlayışımızda. Ki, sanırım batılıların ‘yüksek ÅŸüphe’ dedikleri kavramla örtüÅŸüyor. Kuvvetli ÅŸüphe; “delillerle desteklenen, somut sonuçlu, sanıklarla ilgisi kesinlikle saptanan suçların iÅŸlenmiÅŸ olması” tanımı ile algılanıyor. Yani, makul ÅŸüphe gibi göreceli bir yaklaşım deÄŸildir.
AK-ÅžAKA hukuklu veya hukukçu deÄŸildir (tıp eÄŸitimli bir emeklidir). Ancak bir T.C. Vatandaşı olarak olaylar karşısında duyarlıdır ve kiÅŸisel sorumluluk sahibi olarak olgulara ‘neden, niçin’ diye bakmak üzere eÄŸitilmiÅŸtir. Bu gözle irdelerse makul ÅŸüpheyi, en azından özel yaÅŸama ve ifade özgürlüÄŸüne müdahale olarak algılanması tehlikesini içinde barındırmakta olduÄŸunu anlayabilmektedir.
Makul ÅŸüphe;
- Yönetimin daha çok otoriterleÅŸmesinin önünü açmaktadır;
- AKP İktidarı’nın talepleri ile yurttaÅŸların yaÅŸam tarzları baskı altına alınmaktadır;
- Yasakları arttırmakta, kiÅŸisel özgürlüÄŸü kısıtlamaktadır;
- MuÄŸlak (göreceli) bir kavram oluÅŸu sonrası yanlış tanı konabilecek ve yanlış yargılamalara yol açabilecek potansiyele sahiptir.
- Makul ÅŸüphe ile yakında; makul kolluk kuvvetleri, makul savcı, makul yargıç ve hatta makul doktor kadrolaÅŸmasının önü açılabilecektir.
Son iki olay sonrası gerek emniyet güçlerinin aceleci davranışları ve gerekse yargının önce tutuklama ve sonra da bırakma kararının ikircikli oluÅŸu; sanırım AK-ÅžAKA’nın son yasa konusundaki makul ÅŸüphesini desteklemektedir ve hatta bu yasanın deÄŸiÅŸmemesi halinde toplumsal baskının artacağının kuvvetli ÅŸüphesini beraberinde getirmektedir!
***
Osmanlıca meraklılarının dikkatine;
“Kanun-u Esasi (7 Zilhicce 1293 -23 Aralık 1876-);
Düstur- Birinci Tertip (Cilt: 4, S: 1-40)
Madde 18: Tebaa-i Osmaniye’nin hidemat-ı Devlette istihdam olunmak için, devletin lisan-ı resmisi olan TÜRKÇE’yi bilmeleri ÅŸarttır.
Makul ÅŸüphe zanlısı sayılmamak için, özellikle kimlerin dikkatine sunulur demekten makul nedenlerle kaçınıyor ve sayın yargı mensuplarına saygılarımı sunuyorum!..
Erdal Akalın (02.01.2015)