Baykal: Bu ceza bir zulümdür
Maliye Bakanlığı, Doğan Yayın Holding’e bağlı şirketlerin hisse değişim işlemlerini, muafiyetleri tümüyle hiçe sayarak, ortada alım satım varmış gibi değerlendirerek, 3.8 milyar lirayı bulan Maliye tarihinde görülmemiş yeni bir vergi cezası yazdı. DYH Başkan Yardımcısı Soner Gedik, “Bu işlemde kasamıza tek kuruş girmedi. Ceza, kontrolörlerin kişisel yaklaşımından kaynaklanıyor” dedi.
Biz yasalara uyduk hakkımızı arayacağız
DYH Başkan Yardımcısı Soner Gedik, 3.8 milyar lirayı bulan vergi cezasıyla ilgili yasal yollara başvurulacağına dikkat çekerek, şunları dile getirdi: “Vergi inceleme raporlarında eleştiri konusu yapılan uygulamaların, yasal düzenlemelere ve Maliye Bakanlığı’nın tebliğ, sirküler ve muktezalarına uygun olduğu düşünülmektedir. Tarafımıza sevkedilen raporlardaki konuların ilgili denetim elemanlarının subjektif ve kanuni dayanaklardan yoksun iddiaları olduğuna dair inancımız çerçevesinde Maliye Bakanlığı nezdinde bu raporların yeniden değerlendirilmesi ve düzeltilmesi için resmi olarak başvuruda bulunulacaktır. Hukukun gelişen süreç içinde belirttiğimiz esaslar çerçevesinde işleyeceğine dair güven ve inancımız tamdır.”
Baykal: Bu ceza bir zulümdür
CHP Lideri Deniz Baykal, Doğan Medya Grubu’na uygulanan görülmemiş cezanın büyük bir zulüm olduğunu söyledi.
Baykal’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:
Bu uygulamanın hedefi demokrasinin bizatihi kendisidir.
Türkiye’deki iktidar yetkisinin her türlü insan hakları ve hukuk kaygısından nasıl uzak olduğunu uzun zamandır izliyoruz.
İktidar bugüne kadar gerçekleştirdiği baskının ve zulmün toplumda yarattığı tepki karşısında vurdumduymaz tavrını devam ettiriyor.
Milyarlarca dolarlık bir ceza uygulaması hiçbir tedbir anlayışına uygun değildir
Bu gidiş gidiş değildir, herkesi tutsak alma ve yıldırma çabasıdır.
Demokrasi sözünün bu kadar sık telafuz edildiği bir ortamda bunların içinde bulunduğu çelişkiyti açıkça ortaya koymaktadır.
Bu bir zulümdür. Bu bir korkunun sonucudur. Kendine güvenen insanlar bu yollara başvurmazlar. İktidardan uzaklaşmayı aklına yatıramayanlar böyle yöntemlere başvururlar.
Bu konunun falan grubun meselesi, filan gazetenin meselesi olarak anlaşılması yanlıştır. Olay Türkiye’nin meselesidir. Türkiye’de bu olaya göz yumulamaz
Bu uygulamanın ortaya koyduğu tehdidi doğru anlamalı ve buna karşı tedbirlerini ortaya koymalı.
Bu herkesin ortak sorunudur. El birliğiyle buna hayır dememiz lazım
O vergi denetmenleri kimlerdir? Onları kim seçmiştir? Böyle bir uygulamanın sorumluluğunu almak kolay değildir.
Bu bir rejim sorunudur
KÜRT AÇILIMI
Türkiye’de bir süreden beri Hükümetin açılım tartışmalarını yaşıyoruz
Tablonun ne olduğuna bir kez daha birlikte bakmamız gerekir
Bir müzakere süreci yaşıyoruz
Bu müzakere sürecinin taraflarından birisi terörü ve silahı kullanan ve onarla destek veren çevrelerdir
Öte yandan müzakerenin öteki tarafı AKP iktidarıdır
Bugüne kadar AKP iktidarı bizden ne istediğini söyledi
Analarının gözyaşlarının dinmesi, silahın inmesi, Türk bayrağına tabutların gelmesine bir son vermek istediklerini söylüyorlar
Kiminle yapmak istiyorlar
Elinde silah olan çevrelerle
Terör merkezinin bekleyişi Türk milletini ayırmaktır
Onlar milli bütünlüğü ayrıştırmaya çalışıyorlar. Devleti ayrıştırmak sonraki aşamadır
Diyorlar ki anayasadaki millet tarifi değişsin
Ne var? Kimi rahatsız ediyor bu?
Neden Gürcüler, Arnavutlar rahatsız etmiyor?
