Toplumsal Cinnet Kapıda; Hükümet Önlem Paketi Hazırlamalı | Foto Haber | İnternet Gazetesi

Toplumsal Cinnet Kapıda; Hükümet Önlem Paketi Hazırlamalı

Toplumsal Cinnet Kapıda; Hükümet Önlem Paketi Hazırlamalı fotohaber.com.tr

İnsanların, yüzde 74,35’i kendilerini cinnetin eşiğinde görüyor.


Son günlerde artan cinnet ve cinayet haberleri, etkileri ve alınması gereken önlemler içerikli basın toplantımızdan sonra, sosyal sorumluluk bilincimizle, toplumun her kesiminden farklı kitleleri hedef alarak 6-13 Temmuz 2009 tarihleri arasında, 4 ayrı ilçede 500’er kişi olmak üzere Mersin il genelinde 2000 kişiye, son günlerde yaşanan olayların insanların psikolojilerine ve gündelik yaşamlarına etkilerini hazırladığımız bir anket formu ile sorguladık.

 

 

Basına yansıyan cinnet ve cinayet olaylarına bağlı olarak insanların yüzde 73,6’sının çevrelerini tehdit olarak algıladıklarını ve zarar göreceklerini düşündüklerini tespit ettik. Yine insanların, yüzde 74,35’i kendilerini cinnetin eşiğinde görmektedirler. Bu veriler toplumsal cinnetin kapıda olduğunu göstermektedir. İnsanın doğuştan getirdiği hayatta kalma dürtüsü vardır ve bu dürtü şunu emreder: “Hayatta kalmak için gerekirse öldür.” Ama bu ilkel dürtü gereksiz tehditlerle beslendiğinde insanlar kendilerini cinnetin eşiğinde görebilir veya çevrelerini tehdit olarak algılayıp olağanüstü şiddet içeren savunmalara girebilirler.

 

Hükümet, toplumsal ruh sağlığı için “Önlem Paketi” hazırlamalı

 

İnsanlara “İşlenen cinayetlerin temelinde ekonomik krizin etkili olduğu” fikrine katılıp katılmadıklarını sorduk ve yüzde 88’lik bir oranla insanlar bu fikre katıldıklarını ifade ettiler. Yaşamsal ihtiyaçları için gerekli ekonomiyi gerçekleştiremeyen insan bunalıma düşüyor ve kendisini cinnetin eşiğinde bulabiliyor. Nitekim küresel ekonomik krizle bağlantı olarak ülkemizde baş gösteren kriz nedeniyle artan cinayet ve cinnet haberleri arasındaki “Korelasyon” da incelenmesi gereken bir başka konu başlığıdır. İşlenen cinayetlerin insanlar üzerindeki etkilerini sorguladık ve insanların yüzde 97.7’sinin bu tip olaylardan ötürü olumsuz etkilendiği sonucuna ulaştık. Toplumun neredeyse tamamına yakını psikolojik olarak kendilerini olumsuz bir etki altında hissederken hükümetin halen bu konuda gereken önlemi almaması da dikkat çekici konu başlıklarından bir diğeri oldu. Nitekim insanlara sorduk: “Sizce hükümet bu konuda gereken önlemleri alıyor mu?” Toplumun yüzde 95,7’lik gibi çok büyük bir bölümü bu soruya “hayır” yanıtını verdi. Toplumsal ruh sağlığının bozulduğunu ve toplumsal cinnet riskinin had safhaya ulaştığını gözler önüne seren bu veriler; hükümetin ekonomik kriz karşısında harekete geçerek hazırladığı bir dizi önlem paketine benzer şekilde bir “Koruyucu Ruh Sağlığı Önlem Paketi” oluşturması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Paketin hazırlanmasında ilgili tüm bakanlıklar görev almalı ve sadece hazırlamakla kalmamalı, pakete işlerlik de kazandırılmalıdır. Bu noktada ruh sağlığı çalışanlarının bilgisine de mutlaka başvurulmalıdır.

 

Medya, cinnet ve cinayet haberlerine yer vermemeli

 

İnsanlara son günlerde “Yaşanan cinnet ve cinayet olaylarını takip edip etmediklerini” sorduk ve insanların yüzde 98,05’i bu soruya evet yanıtını verdi. Bir yandan bu tip haberlerin yayınlanması eleştirilirken bir yandan da bu kadar büyük oranda takip ediliyor olması gerçekten de şaşırtıcı ve dikkat çekicidir. Nitekim insanlara “Sizce bu tip haberlere medyada bu kadar geniş yer verilmeli mi” diye sorduk. İlçelerin genele dağılımına baktığımızda yüzde 70,7’lik bir oranla insanlar bu soruya “evet yayınlanmalı” derken sadece bir ilçe yüzde 58.4’lük bir oranla “hayır yayınlanmamalı” dedi. Oysa mesleki bilgi ve toplumsal duyarlılığımız nedeniyle “medyanın katliam, cinnet, cinayet ve şiddet gibi eylemlere özendirici veya yol gösterici içerikteki verilere yayınlarında yer vermemesi” fikrini ileri sürmekte ve desteklemekteyiz. Bir başka açıdan kriminolojide suç korkusu kavramına bağlı olarak, insanlar okudukları ya da gördükleri cinayet haberlerinin bir biçimde kendi başlarına da gelmesinden korkmaktadırlar. Bu açıdan ele aldığımızda medyanın suç unsuru içeren haberlere geniş ölçüde yer vermeme duyarlılığına inanmaktayız.

 

Neler yapılmalı?

 

Toplumumuzun ruh sağlığının içinde bulunduğu olumsuz yapıdan kurtarılabilmesi için hükümetin acilen hazırlaması gerektiğini düşündüğümüz “Koruyucu Ruh Sağlığı Önlem Paketi” dışında ise şunlar yapılmalıdır:

 

  1. Koruyucu ve önleyici ruh sağlığı önlemleri çerçevesinde toplumun ruh sağlığını tehdit eden risk faktörleri titizlikle ve objektif bir biçimde analiz edilmelidir.

 

  1. Bugünkü zamanda yaşanan psikolojik örselenmelerin, bugünden daha çok kitlesel geleceğimizi olumsuz etkileyeceği öngörüsünden hareketle, gerçekleşen örselenmelerin derecesi doğru bir biçimde analiz edilmeli ve olası tehlikelerin farkına vararak şimdiden gerekli önlemler alınmalıdır.

 

 

  1. Olumsuz etkilenen psikolojik yapı ile ortaya çıkan davranışsal sorunların ( alkol, sigara ve madde bağımlılığının artması, antisosyal eğilimler veya aile içi şiddet olaylarındaki artış gibi.) bir an önce önüne geçilmesi amacıyla halkın yaşam alanlarının sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

 

  1. Yaşanan cinnet ve cinayetlerin temelinde ekonomik kriz olduğu öngörüsünden hareketle toplumun refah seviyesi ve adaletli gelir dağılımının sağlam zeminlerde temini ve buna dayalı doğru politikalar üretilmesi şarttır.

 

  1.    Sosyal yapıyı oluşturan ahlaki ve dini değerler, yasal düzenlemeler, aile bilinci ve kültürel kodlar medya tarafından doğru bir biçimde ( konuyla ilgili uzmanların hemfikir olduğu ortak bir zeminde ) işlenmelidir.

 

Sosyal araştırma sonuçlarımıza bağlı olarak eli kulağında olduğunu öngördüğümüz “toplumsal cinnet” konusunun gelecekte yapılacak pek çok değerli bilimsel çalışmaya konu olmasını temenni ediyor ve bu tehdidin önüne geçilebilmesi için, önerilerimiz doğrultusunda bir an önce çalışmaların başlatılması gerekliliğini yineliyoruz.