Yeni Hiroşimalar Ve Çernobiller Yaşanmasın | Foto Haber | İnternet Gazetesi

Yeni Hiroşimalar Ve Çernobiller Yaşanmasın

Yeni Hiroşimalar Ve Çernobiller Yaşanmasın fotohaber.com.tr

CHP Mersin İl Başkanı Yılmaz Şanlı Hiroşima, Nagasaki ve Çernobil facialarını yaşatan Nükleer Santrallerin tehlikesine dikkat çeken bir mesaj yayınladı.


        6 Ağustos 1945 günü, bundan 64 yıl önce bugün, ABD Hava Kuvvetlerine ait "Enola Gay" adlı B-29 bombardıman uçağı, Japonya’nın Hiroşima kentine "küçük çocuk” adı verilmiş bir atom bombası attı. İnsanlık tarihi boyunca ilk kez Hiroşima’da kullanılan ve 15 bin tonluk TNT’nin patlayıcı gücüne eşdeğer bu atom bombası, resmi kaynaklara göre 140 bin kişinin ölümüne, onbinlerce insanın da radyasyondan ağır şekilde etkilenmesine neden oldu. Kentin yüzde 60’ı haritadan silindi, kent üzerinde 13 kilometrekarelik bir radyasyon bulutu oluştu. Gene ABD bombardıman uçağı tarafından Üç gün sonra 9 Ağustos 1945 de “şişman çocuk” adlı atom bombası bu kez Japonya’nın Nagazaki kentine atıldı.  Gene aynı sonuç onbinlerce insan öldü, onbinlerce insan radyasyondan etkilendi, kansere yakalanarak öldü. 

     

        26 Nisan 1986 günü ise SSCB nin bir parçası olan Ukrayna’daki Kiev’in 140 km kuzeyinde kurulu Çernobil Nükleer Santralinde ortaya çıkan kazaya, her biri 1.000 Megawatt (MW) gücünde dört reaktördeki tasarım hataları ile reaktörlerden birinde deney yapmak için güvenlik sisteminin devre dışı bırakılması sonucu oluşan bazı hatalar dizisi sonucunda meydana geldi. Ukrayna Çevre bakanlığını açıklamasına göre 6000 kişi  hemen öldü onbinlerce insan radyasyona maruz kalarak kanser oldu. Türk Tabipler Birliği’nin ilk baskısı Nisan 2006’da yapılan "Çernobil Nükleer Kazası Sonrası Türkiye’de Kanser" başlıklı raporunda, Çernobil nükleer reaktör kazası ile Karadeniz bölgesindeki Kanser vakaları arasındaki ilişkinin araştırılması sonuçları kamuoyuna sunulmuştur. Raporda Çernobil’deki patlama sonrasında oluşan radyoaktif bulutların 3 Mayıs 1986 Cumartesi günü Trakya’ya,

4-5 Mayıs günleri Batı Karadeniz’e, 6 Mayıs günü Çankırı üzerinden Sivas’a, 7-9 Mayıs tarihlerinde Trabzon-Hopa’ya ulaştığı, 10 gün sonra da tüm Türkiye’ye radyoaktif parçacıkların yayıldığı belirtilmektedir. Raporda dönemin yetkililerinin Çernobil kazasının Türkiye üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı şeklindeki açıklamalarına karşın, radyoaktif değeri 600 Bekerel/kg’ın altında olduğu belirtilen ve İngiltere’ye ihraç edilen fındığın İngiltere tarafından geri gönderildiği anımsatılmaktadır. Bunun ardından siyasi otoritenin, Ünye’nin doğusunda üretilen ve radyasyon seviyesi yüksek kabul edilen 110.000 ton fındığın imha edilmesi kararı üzerine, fındık borsasında fiyatlar artmış ve çikolata sektöründe şok yaşanmıştır. Türkiye’nin kendi ürettiği, AB’nin yüksek radyasyon içerdiğini belirttiği fındığın ve bir kısım çayların imha edilmesi, uluslararası etki yaratmıştır.

         Birbirinden farklı zamanlarda yaşanan bu iki olay, Dünya kamuoyunu çok derinden etkilemiş ve bilimin insanlarının Nükleer Enerjinin kullanımına kuşku ile yaklaşmasına neden olmuştur. Çünkü nükleer enerjinin elde edilmesinde ortaya çıkan radyasyonun yüzyıllar boyu insan ve doğayı etkilemesi, nükleer santrallerin işletilmesi esnasında kazaların önlenemediği,  bu kuşkunun doğmasına neden olmuştur. Çernobil’ kazasından sonra birçok ülke güvenli bulmadığı Nükleer Santrallerinin yapımını durdurmuş, eskiyen santrallerini devre dışı bırakmıştır. Kamuoylarından gelen tepkiler nedeniyle son yirmi yılda dünyada bir nükleer santral devreye alınmamıştır.

        CHP il örgütleri olarak, bugün, Hiroşima’ya ilk atom bombasının atılmasından 64 yıl sonra Mersin’de, AKP hükümetin, Nükleerci lobilerin telkini ile çıkardığı ve bilim insanları ve meslek odalarınca güvenlik ve denetim konusunda eksikleri olduğu belirlenen yasa ile, Mersin- Akkuyu’da, depremselliğin yerinece araştırılmadan, çıkılan ihalede tek teklifi vermiş olan Çernobil’den sabıkalı Rus teknolojisi ile kurulması planlanan Akkuyu Nükleer santralinin Mersin’de turizmi, tarımı ve balıkçılığı bitireceğine, çocuklarımızın geleceğini karartacağına inanmaktayız.

         Bu nedenle, CHP Mersin il örgütleri olarak tüm Mersinlileri ve partililerimizi Mersin Nükleer Karşıtı Platform tarafından 9 Ağustos Pazar günü Büyükeceli Beldesinde düzenlenecek olan AKKUYUDA NÜKLEER SANTRALE HAYIR mitingine katılarak cennet Mersin’in Çernobil gibi cehennem olmasını engellemeye ve AKP hükümetini yanlış kararından vazgeçmeye çağırıyoruz.