CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Milletvekili ve seçilen belediye başkanları ile yaptığı toplantıda belediye başkanlarına yaptığı, şeffaflık, dürüstlük, hesap verebilirlik, halkla kaynaşma, kucaklaşma önerisinden en çok payı hangi belediye başkanı almalıdır
“Belediyeciliği kapalı kapılar arkasında sürdürülen bir faaliyet olmaktan çıkarmalıyız. Kamuoyunun gözü önünde, gözetiminde, denetiminde, hiçbir şeyi saklama ihtiyacı duymadan, her şeyi ortaya koyarak gerçekleştirmenin yolunu bulmalıyız. Belediyenin bütçesi gelirleri ve giderleri internet ortamında çok açık bir şekilde ortaya konulmalıdır...” diyen Baykal daha sonra şunları söyledi.
“İbadet yerlerine sahip çıkın. Camilere, mescitlere, cem evlerine, havralarına, kiliselere lütfen saygı gösterin. Onlara sahip çıkmak belediyenin görevidir.”
“Sivil toplumla ilişkiler çok önemli bir konudur. Bütün dernekleri teker, teker İçişleri Bakanlığı dernekler masası gibi inceleyin. Muhtarlarla, esnafla el ele verin sorunları çözün. Zabıta belediyeciliği yapmayın”
“Kültür ve sanat faaliyetlerini gerçekten önemseyin, ama bunu alışılmış festival düzenlemeleriyle geçiştirmeyin. Sinemayı, tiyatroyu diğer etkinlikleri mahallelere taşıyın.”
“İktidar partisinin adı AKP ama bu partide de uygulamalarında da ne adalet var, ne de kalkınma söz konusu.
Kalkınma yerini küçülmeye bıraktı ve adalet kavramı da bu iktidar döneminde, Türkiye tarihinde hiç görülmemiş bir biçimde alt üst edildi, ayaklar altına alındı, içi boşaltıldı...”
“Ne yazık ki bugün ülkemizde adalet bakanı, hakimlerin dinlenmesi düğmesine basma yetkisine sahip olan insandır...”
“Bu memleketin namuslu, dürüst profesörleri, dekanları cezaevlerinde acı çekiyorlar Mehmet Haberal can derdinde. Kimsenin kılı kıpırdamıyor’’
Türkiye’de ortaya çıkan bu olumsuz tabloyu ortadan kaldıracak tek güç milletin kendisidir. Ne çiçek göndererek, ne sempati demeçleri vererek bu gidişi önlemek mümkün değildir. Bu gidişi önleyecek olan milletin iradesidir, milletin kendisidir”
“Her gün 3500 kişi işsiz kalmaktadır. Her gün 3500 kişi işsiz ordusuna yazılmaktadır Türkiye’de. Bu ağır bir tablodur ve bu tablonun sorumlusu hükümettir”.
