Mektup, Mersin ve yöresi Alevi Dernekleri ve Demokratik Kitle Örgütlerinden oluşan 49 Kuruluş tarafından gönderildi.
Adeta muhtara nıteliğinde olan mektupta “ Kent yönetim anlayışından, özellikle de sosyal ve demokrat kitlenin “nasıl olsa bize oy verecekler” anlayışıyla hiçe sayılmasından rahatsızız.
Diyalog eksikliği, sorunların yerinde ve halk ile birlikte çözümünü küçümseme temel yaklaşımlar olarak karşımıza çıkmaktadır” denilfi.
Mektubun içeriği noktasından virgülüne aynen şöyle.
CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal,
Biz aşağıda imzaları olan Yöre Dernekleri ve Demokratik Kitle Örgütleri ekte sunduğumuz programı hazırlayıp binin için 49 örgütün imzaladığı bir bildirgeyi kamuoyuna sunmuş bulunuyoruz.
Amacımız Mersin Yerel yönetiminin, özellikle de belediyelerin ilerici, demokratik, katılımcı ve sosyal bir anlayışla yönetilmesini sağlamaktır.
Seçim öncesi adayların belirlendiği bu günlerde şehrimizle ilgili görüş ve düşüncelerimizi iletmek ve böylece ortaya çıkış nedenlerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Kentimizin, ülkemizin sosyo-politik yaşamında önemli ve stratejik bir yeri olduğu gerçeği malumunuzdur. Ağırlıklı olarak Türk, Arap, Kürt, Alevi ve Hıristiyan vatandaşlarımızın yaşamı paylaştığı bu mekanda tüm Mersinlileri kucaklayacak sosyal ve demokrat bir anlayış maalesef kurulamamıştır.
Kentimiz ne yazık ki eşitlikçi, sosyal ve katılımcı bir yönetim anlayışından giderek uzaklaşmaktadır. Daha da önemlisi salt seçim öncesi hızlandırılan ve insanlarımızın “göz boyama” dediği çalışma anlayışıyla hareket edilmektedir: ekmek üretimine başlamak, ana arterlerde kaldırım çalışması yapmak vb. gibi. Kentin temel sorunları: kanalizasyon, ulaşım, hava kirliliği, çöpsel ayrıştırma ve değerlendirme, kenar mahallelerde ki asfaltsız ve çamur yollar, tarımsal alana destek, kültürel ve sosyal zenginlikleri değerlendirecek mekanların yaratılması, seküler anlayışa uygun öğrenci yurtlarının ve dersliklerin inşası, var olan ve güçsüz durumda varlıklarını devam ettiren ilerici ve sol nitelikteki derneklerin desteklenmesi veya ortak mekanlarda toplanmasının sağlanması, istihdam yaratılmasında önemli rolü olan sosyal konut ve güneş enerjisini temel alan alternatif enerji üretim projelerinin planlanması vb. vb. leri çözülememiştir.
Kent yönetim anlayışından, özellikle de sosyal ve demokrat kitlenin “nasıl olsa bize oy verecekler” anlayışıyla hiçe sayılmasından rahatsızız. Diyalog eksikliği, sorunların yerinde ve halk ile birlikte çözümünü küçümseme temel yaklaşımlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm ilerici, demokratik çaba ve girişimler MHP, AKP gelir korkusu yaratılarak etkisiz hale getirilmektedir.
Sol, demokrat ve ilerici oylar “çantada keklik” sayılarak sağ kesimlerle ekonomik ve sosyal işbirlikleri geliştirilmektedir.
Ayrım gözetmeyen eşit hizmet anlayışı yerine dışlayıcı ve tek yanlı hizmet genel politika haline getirilmiş. Bu yanlış anlayış ve organizasyonlar “herkesin başkanıyız” sözleri ile de örtülmeye çalışılmaktadır.
Yerel yöneticilerin seçilmesinde Kentimizin özeliklerini dikkate aldığımızda demokratik işleyiş ve teamüllerin öne çıkması gerekliliği ortadadır. Daha da önemlisi alt birim belediye başkan adaylarının tespiti bir kişinin “iki dudağı arasına” bırakılmayacak kadar hayati önemdedir. Bu süreçte Yöre dernekleri, Alevi dernek ve bileşenleri ve diğer demokratik kitle örgütlerin görüş ve eğilimleri mutlaka alınmalıdır.
Çünkü mevcut anlayışa karşı tabanda ki kaynama ve tepkiler yöneticilerin tüm küçümsemelerine rağmen sessiz ve derindedir.
Seçimlerde yaşanacak sürpriz sonuçlardan ancak demokratik, paylaşımcı ve kolektif bir iradeyle kaçınmak mümkündür.
Yukarıdaki eleştiri ve değerlendirmelerimiz tamamen sosyal, katılımcı ve demokratik yönetim anlayışımızın ürünüdür. Bunu sunduğumuz programımızda da görmek mümkün. Temel endişe ve korkumuz 1994 sendromunu yaşamaktır. Burnu havada, ben bilirim ve insanları küçümseyen davranış ve tarz giderek kitlelerden kopmayı beraberinde getirmektedir.
Bilindiği gibi, 1994”te Ankara ve İstanbul Belediyelerini kazanan anlayış çok iyi bir program, proje sunduğu ve daha dürüst olduğu için değil, o günkü sol belediyelerin kentin sorunlarına karşı duyarsız ve kitlelerle içten ve sahici ilişkiler geliştiremedikleri için başarılı olmuşlardır. Bu tehlike ne yazık ki bugün şehrimiz için de vardır. Bunun çözümüne ise bizler sosyal ve demokratik belediyeciliğin hayata geçirilmesinde görüyoruz. Buna bir kere başlandığında kitlelerle gerçek ve ilerletici diyaloglar ve çözüm yolları bulunacaktır.
Seçimlerde geçmişteki Eskişehir deneyimini ve son Ankara örneğini izleyerek başarılı olmak mümkündür. Fakat esas olan kalıcı ve her zaman örnek belediyeler yaratabilmektir. Yani halkın sorunlarını ve acılarını bir nebze de olsa dindirebilmektir. Bunun yolunun da yukarıda özetlediğimiz anlayışla olabileceğini düşünüyoruz.
Bu uyarı ve eleştirilerimizi dikkate alacağınızı umar, gereğinin yapılmasını içtenlikle isteriz.
Çalışmalarınızda başarılar dileriz…
İmza : Mersin ve yöresi 49 Alevi Dernekleri, Demokratik Kitle Örgütleri:
