Laik Cumhuriyet savunucusu ulusalcılar Ergenekon kapsamında göz altına alınıyorlar.
Kamuoyunu şoke eden operasyon 6 ilde eşzamanlı olarak gerçekleştirildi. Prof. Dr. Yalçın Küçük’ün evine yapılan baskınla başlayan operasyonda 40 kişi gözaltına alındı. Kanadoğlu’nun ise sadece evi arandı.
Ümraniye’de şok dalga
Ümraniye soruşturması kapsamında 6 ilde düzenlenen operasyonlarda, emekli orgenerallerin de aralarında bulunduğu 40’a yakın kişi gözaltına alındı
Türkiye’nin en çok tartışılan operasyonlarından biri olan ve 19 aydır süren Ümraniye soruşturması, şok dalgayla yeni bir boyut kazandı. Dün 6 ilde düzenlenen operasyonda, aralarında emekli orgeneraller, gazeteciler ve akademisyenlerin de de bulunduğu 40 kişi gözaltına alındı. İstanbul Ümraniye’de bir gecekondunun çatısında 27 adet el bombasının bulunmasının ardından başlayan Ümraniye operasyonu, dün 10. dalga ile devam etti. Ümraniye soruşturmasını yürüten Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nden gelen talimat üzerine polis, İstanbul, Ankara ve İzmir’in de aralarında bulunduğu 6 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.
Sorguları sürüyor
Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri, Prof. Dr. Yalçın Küçük, eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin, eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, eski Genelkurmay Adli Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel ile gazeteci Engin Aydın ve Erdal Şahin evlerinde, eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç ise general lojmanlarındaki ikametinde gözaltına aldı. Bu kikşilerin evleri uzman ekipler tarafından arandı. Gözaltına alınan ünlü simalar, sağlık kontrolünün ardından Ankara Emniyeti’ne götürüldü. Türkiye’yi sarsan bu gözaltıların ardından polisler, Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun evine gitti. Soruşturma kapsamında, Kanadoğlu’nun evi de arandı.
İstek Vakfı’na baskın
Operasyonun İstanbul ayağında, emekli Orgeneral Kemal Yavuz ile emekli bir albay da gözaltına alındı. Operasyonda, İstanbul eski Büyükşehir Belediye Başkanlarından Bedrettin Dalan’ın sahibi olduğu İstek Vakfı’nın Kadıköy’deki yönetim binası ile vakfa ait Yeditepe Üniversitesi de arandı. Soruşturma kapsamında Sivas’ta 11 İzmir’de 2, Tokat’ta da 2 kişi gözaltına alındı.
Ünlü simalar var
Gözaltına alınan ya da evinde arama yapılan isimlerin ulusalcı bilinen isimler olması dikkat çekti. Bu ünlü simalardan biri de Prof. Dr. Kemal Gürüz’dü. Polisler, 1995-2003 yılları arasında iki dönem YÖK Başkanlığı yapan Gürüz’ün evini de aradı. Gürüz, emniyete götürülürken herhangi bir açıklama yapmadı. Bu arada, Gürüz’ün evine, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş ile milletvekilleri Nesrin Baytok ve Nur Serter geldi. Gözaltına alınanlar arasında dikkat çekici bir başka isim ise emekli Orgeneral Tuncer Kılınç. 28 Şubat sürecinde 3. Ordu Komutanı olan Tuncer Kılınç, 2001-2003 yılları arasında da Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri olarak görev yapmıştı. Emekli Tümgeneral Erdal Şenel de 28 Şubat sürecindeki kilit isimlerden biriydi. Şenel, o dönemde Genelkurmay Hukuk Müşaviriydi. Emekli Orgeneral Kemal Yavuz da 1992-1994 yıllarında Harp Akademileri Komutanlığı görevinde bulundu.
YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz, gazetecilerin sorularını cevapsız bıraktı
Evi aranan Sabih Kanadoğlu’na komşuları, evlerine Türk Bayrağı asarak destek verdi.
Kanadoğlu: Dinci dikta Türkiye’de yerleşemez
Soruşturma kapsamında Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun evi didik didik edildi. Evde arama sürerken, Kanadoğlu’nun komşuları da destek amacıyla evlerine Türk bayrağı astı. Kanadoğlu gözaltına alınmazken dizüstü bilgisayarı ve DVD’lerine el konuldu. Kanadoğlu, daha sonra evinin önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, “hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerinin Türkiye’de egemen olması için yaklaşık 50 yıl gayret sarf ettiğini” söyledi. “Hiçbir korkuya ve yılgınlığa kapılmadan ömrü boyunca Mustafa Kemal Atatürk Milliyetçiliği ile ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünün yanında olacağını” ifade eden Kanadoğlu, “Türkiye’nin sonsuza kadar laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olarak kalacağını” vurguladı. Kanadoğlu, “Türkiye hiçbir zaman hiçbir dinci diktanın ve akla gelebilecek her türlü diktanın yerleşemeyeceği özgür bir ülke olarak kalacaktır” diye konuştu.
Bedrettin Dalan yurda dönecek
Ümraniye operasyonunun yeni dalgasında bir numaralı hedefin eski siyasilerden Bedrettin Dalan olduğu öne sürüldü. Dalan’ın gözaltına alınması ile ilgili talimatın Kurban Bayramı öncesinde verildiği, ancak ABD’den dönmesinin beklendiği, dönmeyeceği anlaşılınca da operasyonun başlatıldığı iddia edildi. Soruşturma çerçevesinde İstek Vakfı ve Yeditepe Üniversitesi’nde arama yapılırken, ANKA’ya konuşan Dalan, Dalan, “Polisler gelmiş, arama yapılıyor. Küçük oğlumu ve bir arkadaşımı gözaltına almışlar. Ocak ayında dönmeyi düşünüyordum. Ancak, soruşturma nedeniyle en kısa zamanda döneceğim. İki yıldır hukuk adına bir takım yanlışlıklar oluyor” dedi.
Diktatörlük benzetmesi
Prof. Dr. Yalçın Küçük, son dönemde katıldığı televizyon programlarında Ümraniye davasına ilişkin eleştirileriyle öne çıkıyordu. Prof. Yalçın Küçük’ün Ankara’daki evinde 5 saat arama yaptı. Aramanın ardından Küçük, kollarına giren iki polis eşliğinde evinden çıkarıldı. Burada bekleyen çok sayıda gazetecinin, Küçük’ün evden çıkarılması sırasında görüntü almak istemeleri nedeniyle bir kargaşa yaşandı. Küçük, bir gazetecinin, “Neden gözaltına alındınız?” sorusuna, “Diktatörya” cevabını verdi. “Ergenekon ile nasıl bir bağınız var?” şeklideki soru üzerine Küçük, “Onu öğreneceğim, ben de öğreneceğim. Ben bütün diktatöryalarda gözaltına alınırım. 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, bu dönemde de alınırım. Bu, benim mesleğimin bir parçasıdır, bu kadar” diye konuştu. Bu arada polis, Yalçın Küçük’ün İstanbul Fatih’teki evini de aradı. Balat’taki eve giden polis ekipleri, çilingir yardımıyla kapısını açtırdıkları evde, bir avukat nezaretinde arama yaptı.
Yalçın Küçük ile eski Özel Harekat Dairesi Başkanı İbrahim Şahin, sağlık kontrolünden geçirildi.
Gözaltılara tepkiler...
Gözaltına alınan YÖK eski Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz’ün evine giden CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş ile İstanbul Milletvekili Nur Serter ve Ankara Milletvekili Nesrin Baytok da evin önünde bekleyen gazetecilere açıklamalarda bulundular. Ateş, Türkiye’nin bir polis devletine ve faşizme doğru yol almamasını dileyerek, “Maalesef AKP iktidarı kendisine muhalif olan, kendi yanlışlarını kamuoyunda paylaşan, bunların yanlışlarını kamuoyunda dillendiren herkesin üzerinde Demoklesin kılıcı gibi bir Ergenekon kılıcını sallamaktadırlar. Bu kılıç döner kendilerini vurur” dedi. CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter de, “Yaşananlar utanç vericidir” diye konuştu. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, “Benim dileğim bütün bunların sonucunda Türk adaleti bir yara almasın. Kişiler gelir geçer ama kurumları yıpratırsak onları bir daha geri getiremeyiz, bir daha ayağa kaldıramayız” dedi.
Kafaları karıştırdı
Kültür Eski Bakanı Fikri Sağlar, konuya ilişkin açıklamasında şunları kaydetti: “Tek tek baktığımızda Kemal Gürüz, Yalçın Küçük gibi aydınların daha çok AKP hükümetinin Türkiye’de uygulamaya çalıştığı yeni düzene karşı olan insanlar olarak görülüyor. Ergenekon davası niçin açıldı? Silahı bir terör örgütü kurarak Türkiye’nin rejimini stedikleri iddiasıyla açıldı. Dolayısıyla her gözaltına alınan, ifadesine başvurulan insanların bu suçlara dahil oldukları düşünülüyor. Şimdi bunların hepsi mi terör örgütü olarak bu ülkenin rejimini değiştirmek, hükümeti devirmek, halkı silahlı isyana teşvik etmek için çalıştılar.”
Türkiye korku tüneline sürükleniyor
MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır da yaptığı açıklamada, “Gerçekten bu konu bütün detayları ile en kısa zamanda araştırılmalı, bitirilmeli, suç varsa doğru tespit edilmeli, suçlular cezalandırılmalı. MHP olarak bu konuda suçluların arkasında olmayı savunmayız ama ispat edilemeyen ve gerçekten kamu vicdanını yaralayan bu yollarla toplumun üzerinde bir korku baskısı, bir korku imparatorluğu, bir korku tünelinden bu toplumu geçirmeye de kimsenin hakkı yok” diye konuştu.
Tolon’un tahliye talebi reddedildi
Ümraniye soruşturması kapsamında tutuklu emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un tahliye talebi, mahkemece reddedildi. Tolon’un avukatlarının bir süre önce, müvekkillerinin tahliye edilmesi amacıyla mahkemeye sunduğu dilekçe, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi heyetince değerlendirildi. Hurşit Tolon’un sağlık durumuna ilişkin mahkemeye gönderilen Adli Tıp Kurumu raporunu göz önünde bulunduran mahkeme heyeti, tahliye istemini reddetti. Tolon’un avukatları, müvekkillerinin tahliye edilmesi talebiyle İstanbul nöbetçi ağır ceza mahkemesine başvurmuş, nöbetçi mahkeme de tahliye istemine ilişkin karar vermeden önce Tolon’u Adli Tıp Kurumu’na sevk etmişti. Bu çerçevede, bir süre önce Adli Tıp Kurumu’nda sağlık kontrolü yapılan Tolon’un, aynı kurumca genel sağlık taramasından geçirilmesine başlanmıştı.
Haber –Yeniçağ gazetesi
