Farkettiğimde, önce, acaba yanılıyor muyum dedim kendime.
Tekrar tekrar gözden geçirdim, evet, yanılmıyordum. Çünkü, “prf OKTAY SİNANOĞLU” hocadan aldığımız  “feyz” yönünde, FARKETTİKLERİME, adeta akli büyüteç altında bakıyordum. Ve ne gördüm, neler geldi ZİHİN EKRANIMA…
ÖYLE ya, açıkça bildirmek, anlatmak zorundayım.
ÜLKEMDE, saplantılı dindarlar ile saplantılı “solcular” arasında, çok ilginç bir benzerlik var, “” DÜNYAYI – YAŞAMI “ kavrayış arasında.
Örneğin, Cemil meriç, çok önceleri, “” solculuktan” muhakeme edilirken, “ evet solcuydum, solu benimsiyordum, ancak bir tane işçinin elini bile sıkmamıştım” diye yazar…
Bu açık sözlülük, galiba kimselere, bir şey ifade etmemiş olmalıdır bu topraklarda.
Yakınımda duran dostlar bilir. Ben, kısaca, din dışı biriyim.
Ancak, kendine göre bir “ bilgi” alanı olarak, “din”ler hakkında, ciddi sayılabilecek “birikim “sahibiyim ve özgün fikirlerim var. Haaa, bu özgün fikirler(im), dindarların pek de hoşuna giden cinsten değildir.
Kusura bakmayın, kısaca, “ yerseniz” demeliyim size…
Tarih sahnesine çıkışa (!!!) göre, en eski “” yazılı” din, ZERDÜŞTLÜK’tür.
İRAN coğrafyasında ortaya çıkmıştır. ( şayet merak ediyorsanız)…
Bugün, “” dijital” haberleşme ortamını açtığımızda, karşımıza, yığınla, üstelik kaynak beliritilerek, GÖRSEL destekli dini ve ideolojik belgeseller çıkmaktadır. 
Bunlar, dan diye ortadayken, hâlâ, görüyorum ki, her iki “” cenahın” amigoları- trolleri, inanılmaz bir ZİHİNSEL körlükle, günceli anlamak yerine, zihinlerindeki, mermerleşmiş KALIPLARIN dışına çıkıp da, “” yahu dünyaya, bir de bu gözle bakalım demeyi”, düşünemiyorlar (mı), düşünmüyorlar mı!
Peki, elimizde, bu tavırlara yönelik, ne tür veriler var! Ağır, ağır yürüyelim…
“din” , artık iyice aydınlanan “batılı(!)” insan ruhunu doyurmaya yeterli gelmiyordu. Bunun yerine konulması gereken “ değerler” olmalıydı ve muhakkak ki olacaktı…
Bu aşamanın ortaya çıkmasında,  ARKEOLOG “” JOHANN JOACHIM WINCKELMANN” ı mutlaka anmalıyız.
(( kaynak : tarih yazımı,ölü diller ve arkeoloji- Ankara 2022, BİLGİN KÜLTÜR VE SANAT YAYINLARI / sy: 308 – 309… PRF AHMET ÜNAL HOCAM’a saygılarımla …))
TAM burada, az biraz mola verip, AHMET HOCAMIZ’ın tespit ettiği bir belgeyi paylaşalım…
“ yıl 1918, İtalya Genova’da kurulan, sonradan etrafa yayılan, “” THE LEAGUE OF OPRESSED NATIOANLITIES OF TURKEY” adlı bir dernek var(dı)…ne demek bu: kısaca “” TÜRKİYE’nin baskıladığı (!) ülkeleler birliği”
Ek olarak, bu derneğin yazılarından bir tanesinin adı da: THE TURKISH CRIME OF OUR CENTURY” yani, yüzyılımızdaki TÜRK cinayetleri !!! hadi buyrun…
Konuyu dağıtmayalım ama ayrıntıları da bilelim…
Başa dönüyoruz…
İslamiyeti, bir yanıyla “” araplık” olarak alabilir miyiz! Alabiliriz…
Neden. Çünkü, “islam/ araplık”, dört halife devriyle birlikte, kendi halinde, masum bir din olmaktan çıkmış, dünyaya adalet- eşitlik dağıtacağız maskesi altında, resmen bir imparatorluk ideolojisi olup, işgalci ve yayılmacı olmuştur. Tarih ortadadır.
Buna itiraz etmek, akla-gerçeğe karşı koymaktır.
Bir adam, müslüman, yakından tanıyıp, saygı duyduğum bir insan(dı)… medine ile ilgili bir makalesini okumuştum. Yıllar evvel… 2000 lerin başıydı…
Ömründe görmediği MEDİNE ile ilgili, özellikle de peygamber dönemindeki MEDİNE’nin, nasıl bir yer olduğunu satır,satır ayrıntıya girerek, adeta sosyolojik bir makale gibi, ballandıra ballandıra anlatmıştı. Sanki, hiç bilmediğimiz bir teknoloji ile zaman içinde, yolculuğa çıkmış, MEDİNE’de, peygamber döneminde, dolaşıp, sokakları incelemiş, halkın yaşantısına yakından bakmış-görmüş ve şimdi de bize yazarak anlatıyor’ du!
Kısaca, onlara göre, dünya hayatımız, islamiyetten önce, kör karanlıktı ve biz, yıkanmayı-yemeyi-içmeyi- ne haddimize, adeta taş devri halinde yaşıyorduk.
Allahtan İslamiyet geldi de, gözlerimiz bir şeyler gördü.
Ayıp yahu. Yapmayın allah aşkına…
Gelelim bizim solculara…öyleleri ile dalaştım ki, maalesef, artık yoruldum açıkçası; BEN 50 YILDIR, MAO CUYUM diyen, demekte ısrar eden kocaman kocaman adamlar.
Mao devrindeki açlığı-yanlış tarım politikalarını, bu tarım rezaletinden ötürü ölen, sağlam kaynaklara göre, 25 000 000 çinliyi, na’pacağız peki…
Ya stalin rusyası…
Allah aşkına, hangi sosyalizim- hangi demokratik halk cumhuriyeti…. Gözlerimizle gördük… 1979 yazında: bulgaristanı- yugoslavyayı- macaristanı- çekoslavakyayı…
Ne demokrasisi- ne halk cumhuriyeti…
Bizim solcular da, aynen islamcılar gibi, dünya hayatına, düzen-nizam-intizam vermenin, sadece ve sadece kendilerine has olduğunu iddia edip dur’dular…
Dünya ortada…
“ sosyalizm”, maoizim- stalinizm , İslamiyet ve diğer dinler ortada.
Dünya hayatımız ortada…
Allah aşkına, biraz akıl ve ağ duyu.
Bakınız, “” James webb” teleskopu, yaklaşık 1.5 km öteden bize neler, neler gönderiyor.
Hiç ama hiç “ yorum neyim” yapmadan,yalnızca izleyiniz lütfen…