Gecenin en karanlık anı güneÅŸin doÄŸduÄŸu andır… | Foto Haber | Ýnternet Gazetesi

Gecenin en karanlık anı güneşin doğduğu andır…

Gecenin en karanlık anı güneşin doğduğu andır… fotohaber.com.tr

emmuz ve Ağustos aylarında MTSO Haber Gazetemizin yayınına bir yaz molası versek de, MTSO olarak üye hizmetlerimize, çalışmalarımıza ve projelerimize devam ettik. Odamız gece gündüz demeden, gerektiğinde resmi tatillerde bile mesai gözetmeden üyelerine hizmet vermeye devam etmiştir. Sadece üye hizmetlerimiz ve projelerimizle değil, ulusal ve uluslararası alanda üstlendiğimiz tüm görevlerimizde de kentimizi yakışır şekilde temsil etmeye, Mersin adını ve markasını, ekonomik ve sosyal anlamda gelişmiş bir Mersin algısını ortaya koymaya devam ettik. Meclisimiz, Meslek Komitelerimiz ve Yönetim Kurulumuzla aynı hedefe koşan bir MTSO oluşturmak için tek vücut yeni dönemde de emeğimizi ve çabamızı kentimiz ve ülkemiz için ortaya koyacağız.

Dünya son 10 yıldır ciddi anlamda tarihin sayılı krizlerinden birini atlatmaya çalışıyor. 2008’de Amerika’da baÅŸlayan finans krizi önce Avrupa’yı vurdu. Hatırlayacaksınız, bazı Avrupa ülkeleri mali iflas ilan etmiÅŸti. Avrupa BirliÄŸi’nin güçlü birkaç omurga ülkesinin desteÄŸi ile bu kriz aşılmaya çalışılsa da süreç AB için kolay olmadı. Tarihte böylesi ciddi ekonomik buhranların sosyal sonuçlara neden olmaması düÅŸünülemezdi ve beklenen oldu. Bu kriz “Arap Baharı” denen sosyal patlamayı yarattı. Adı her ne kadar “bahar” konulsa da, aslında Arap dünyasına, Kuzey Afrika ve OrtadoÄŸu’ya bahar getirmedi. Aradan 10 yıl geçmesine raÄŸmen bu coÄŸrafyalarda sosyal ve siyasal sorunlar aşılmadığı gibi, bunun olumsuz etkileri belki de krize en çok direnen ve krize meydan okuyan Türkiye’yi de sonunda vurdu. 2008 krizinde gerçekten Türkiye o dönemde yakaladığı mali disiplin ve büyüme ile meydan okumuÅŸtu. Ancak giderek dünya ekonomisindeki küresel daralma, azalan ticaret hacmi ve bölgemizdeki istikrarsızlık ülkemizi de etkilemeye baÅŸladı. 

Üretmeye devam ettik…
Tüm bunlara raÄŸmen özellikle özel sektörün dinamizmi, Türk iÅŸ dünyasının geçmiÅŸ kriz tecrübeleri ile moralimizi bozmadan iÅŸimize devam ettik. Üretmeye, yeni pazarlar bulmaya devam ettik. Bu arada bu 10 yılda sayısız yerel ve genel seçim, referandumlar ve bir CumhurbaÅŸkanlığı seçimi gerçekleÅŸtirdik. Dünyaya demokrasi dersi verdik. GeliÅŸmekte olan bir ülke için, dahası nüfusu 80 milyona yaklaÅŸan ve yaÅŸ ortalaması 30’un altında olan bir ülke için bu sıkıntılar içinde ekonomisini ve demokrasisini, toplumsal huzurunu saÄŸlam tutmak hiç de kolay deÄŸildi. Bizler iÅŸ dünyasının insanlarıyız ve hayalci deÄŸiliz, pembe dünyalarda yaÅŸamayız. Ama ülkemizin bu buhranlı süreçte gösterdiÄŸi direnci küçümsersek kendimize, iÅŸ dünyamıza, milletimize haksızlık yapmış oluruz.

Sorunlarımız çok ama çözümlerimiz de çok…
Tüm bunlar yetmezmiÅŸ gibi 15 Temmuz hain darbe teÅŸebbüsü ve ardından hala devam eden ekonomik darbe süreci… Evet, sorunlarımız çok ama çözümlerimiz de çok. Bu aÅŸamadan sonra artık yapmamız gereken ÅŸey önce demokrasiden ve hukuktan taviz vermeden sosyal dayanışma ve huzurumuzu saÄŸlamlaÅŸtırmaktır. Millet içindeki ayrışmaların nelere sebep olduÄŸunu komÅŸularımızda görüyoruz. Yapay ayrımları bir kenara koyarak “Önce Vatan” demek zorundayız. İkincisi, ekonomide üreten bir Türkiye olmak zorundayız. Sanayide de, tarımda da her alanda üreten Türkiye olmak, ithal ara malı ikamesini azaltarak yerli malına ve yerli üretime destek olmak birinci amacımız olmalıdır. Bunun omurgası ise KOBİ’lerdir. KOBİ’ler koÅŸarsa Türkiye ekonomisi koÅŸar. Bu noktada iÅŸ dünyasına da büyük görev düÅŸüyor, elimize çantalarımızı alıp ülke ülke gezmek, gitmediÄŸimiz pazarlara gitmek zorundayız. Dünyada asimetrik bir ticaret savaşı var. Kurallar yok oluyor. İş dünyamız daha agresif olmak zorunda. Bu noktada devletimizden yurt dışı pazarlarda arkamızda olmasını ve güven vermesini bekliyoruz. Hibe, destek, nefes kredileri vs elbette çok ama çok önemli ama önce iÅŸ dünyası tam anlamıyla ne bekliyor, bu krizden çıkmak için neye ihtiyacı var, ülke ekonomisine katkı koyabilmek adına, istihdam yaratmak adına en çok ne bekliyor buna kulak verilmelidir. İş dünyasına kulak vermek gerçek çözüme ulaÅŸmaktır. Bu anlamda ülkemizin yeni yönetim sisteminde gerek Bakanlıklarda gerekse bürokraside ve danışmanlık makamlarında iÅŸ dünyasından gelen isimlerin olması bu dönemde bir fırsattır.

Her bireyin ülkesine destek olma zamanıdır…
Zor zamanlarda suçlu aramak en kolay ÅŸeydir. Bu gün suçlu arama zamanı deÄŸildir. GeçmiÅŸte ÅŸu olsaydı bu yapılsaydı demenin akılcı hiçbir yararı yoktur. Zaman herkesin, her bir bireyin ülkesine destek olma zamanıdır. Herkes iÅŸini layıkıyla yapmak zorundadır. Çünkü ülkemizin eÄŸitimden saÄŸlığa, ekonomiden adalete, tarımdan sosyal yaÅŸama kadar her alanda yenilenmeye, çabaya ve emeÄŸe ihtiyacı vardır. GeçmiÅŸte de çok badireler atlattık, bir ve beraber olursak yine atlatırız. Unutmayalım, gecenin en karanlık olduÄŸu an aslında güneÅŸin doÄŸmaya baÅŸladı andır. Biz Mersin iÅŸ dünyası olarak bu zor zamanlarda ÅŸikayet etmeden, üretmeye, istihdam yaratmaya, ihracatla cari açığımızı kapatmaya destek olacağız. Her mükemmel bütün mükemmel parçalardan oluÅŸur felsefesi ile bu ülkenin bir parçası olarak çalışmaya devem edeceÄŸiz. Ülkemizin zenginliÄŸi olmaya devem edeceÄŸiz. 
Çünkü Mersin her zaman ÖNCE VATAN demeyi bilen bir kent olmuÅŸtur.