Terör önlenebilir mi? Nasıl önlenir? | Foto Haber | İnternet Gazetesi

Terör önlenebilir mi? Nasıl önlenir?

Terör önlenebilir mi? Nasıl önlenir? fotohaber.com.tr

Pazar günü teröristlerin hain kurşunlarıyla şehit olan gencecik Mehmetçik’lerimiz, yine yüreklerimizi dağladı. TV kanallarında şehitlerimizin öykülerini izlerken gözyaşlarıma hakim olamadım. Teröre bir kez daha lanetler yağdırdım. Bu vesile ile şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerin başı sağolsun.


 

Türkiye, ne yazıkki başını terör belasından bir türlü kurtaramıyor. 1980 öncesinde sağ ve sol teröre 5 bin insanımızı kurban verdik. Son 25 yıldır ise etnik terör, dinci terör, ırkçı terör ve solcu terörle boğuşup duruyoruz.

Türkiye, son 30 yılda 30 bin insanını kaybetti terör belasında. 200 milyar dolarımız heba oldu bu savaşta. Ama gelinen noktaya baktığımızda “sıfıra sıfır elde var sıfır” misali bir arpa boyu yol katedilmemiş.

Toprağa verdiğimiz şehitlerin sayısı, bu gerçeği gözler önüne seriyor. Ve biz sürekli şehit haberlerini izliyor, ağlıyor, kahroluyoruz. Ama hiçbirşey yapamıyoruz.

Peki gerçekten terör önlenemez mi? Biz bu belayla ömrü billah uğraşmak zorunda mıyız? Her insan gibi ben de bir yurttaş, bir gazeteci, akademisyen ve aydın olarak bu duruma çok üzülüyorum. Acaba bu işin üstesinden nasıl gelebiliriz diye sürekli düşünüyorum.

Şimdi tekrar başa dönüyorum ve soruyorum:

Terör önlenebilir mi? Nasıl önlenebilir?

Evet önlenebilir. Sıfır noktasına belki kısa dönemde getirilemez. Ama büyük ölçüde önlenebilir.

Nasıl mı?

Terörün fiziksel ve ruhsal yönleriyle bulaşıcı özelliği taşıyan bir hastalık olduğunu varsayalım.

Daha da somutlaştıralım.

Diyelim ki kuduz hastalığının amansız bir şekilde yayılıyor olsun.

Yine diyelim ki kuduz hastalığının yayılması için içeriden ve dışarıdan birtakım odaklar habire uğraşıp duruyor.

Devletin de hekim olduğunu düşünelim.

Diyelim ki bu hastalığı taşıyan 3 bin, 5 bin kuduz hastası olsun.

Bu durumda devlet, yani hekim ne yapmalı?

Tek tek kuduz hastalarının hayatına son mu vermeli?

Yoksa kuduz hastalığına yol açan virüse karşı bir aşı mı geliştirmeli?

Devlet, yani hekim ne yapmalı?

Acaba devlet, yani hekim bu 3 bin, 5 bin kuduz hastasına ilaç şırınga edip öldürerek bu hastalıktan toplumu kurtarabilir mi?

İşte can alıcı soru budur.

Şimdi can alıcı cevabı bulmaya çalışalım.

Birincisi devlet, yani hekim önce kısa vadede bazı önlemler almalı. Örneğin, kuduz hastalarını toplumdan tecrit etmenin yollarlını bulmalı.

İkincisi hekim, bu hastalığın yayılmasını önlemek için uzun vadeli çareler aramalı. Yani bu hastalığı kökünden tedavi edecek ilaçlar, aşılar bulmaya çalışmalı.

Peki ilaçlar, aşılar bulanabilir mi?

Neden olmasın?

Devlet önce bu işe karar vermeli.

Hastalığın yayılmasını önlemek için araştırma-geliştirmeye bütçe ayırmalı.

Bu iş için profesyonel uzmanlardan oluşan ekipler kurmalı.

Sonra bu işin ticaretini yapan, Türkiye’ye hastalığı yaymaya çalışan dış güçlere ve içerideki işbirlikçilerine karşı kararlı ve kalıcı önlemler almalı.

Evet, Türkiye’de terörün geldiği nokta tam bu şekilde tasvir edilebilir.

Terör arttı diye şimdi bazı kişiler, “Haydi kuzey Irak’a girin bombaları teröristlerin üzerine yağdırın, Güneydoğu’daki, Doğu’daki terör yuvalarının üzerine saldırın, hainleri yok edin” diyor. Çözümün bu olduğunu sanıyor.

Hemen söyleyeyim.

Türk askeri Kuzey Irak’taki terör yuvalarını bombalasa da, içerideki terörist dağlarını yok etse de, 3 bin, 5 bin teröristi öldürse de terör yine de sona ermez.

Niye?

Çünkü bir defa bu işin en büyük destekçisi, işgalci, katliamcı Amerika var. Dünyayı kana bulayan, Türkiye üzerinde kirli hesapları olan Bush’un Amerika’sı ve onların işbirlikçi uşakları var.

İkincisi, Türkiye’de teröre zemin hazırlayan münbit bir toprak var. Elverişli bir iklim var.

O halde önce bu münbit toprağı incelememiz, zehirlerden arındırmamız, elverişli iklimi değiştirmemiz gerekiyor.

Vücudumuzun birçok yerinde ortaya çıkan yara bereyi iyileştirmemiz lazım.

Yoksa bunu fırsat bilen dünyayı kana bulayan Bush’un Amerika’sı ve işbirlikçileri vücudumuzu kaşımaya ve yarayı kanar hale getirmeye devam ederler.

Son söz: Terör, öldürmekle sona ermez. Şimdiye kadar bu yöntemin işe yaramadığı defalarca ortaya çıktı. Çözüm, toplumsal barışı, demokrasiyi, huzuru, kardeşliği egemen hale getirmek.