MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, yayınladığı bültenle “Türkiye’nin en büyük sorununun işsizlik” olduğunu belirtti ve konuyla ilgili görüşlerini şu cümlelerle açıkladı.
Yapay gündemlerle kendimizi kandırmayalım. İstihdamın artması, bu gün problem olarak görüp kör dövüşü yaptığımız bir çok sorunu ortadan kaldıracaktır. İşi aşı olan insanın huzuru olur. Huzur ve refahı başka yerlerde aramaya gerek yok. Artık, devlet ekonomik bir aktör değil de denetleyici ve destek bir role sahipse, o halde iş ve aşın adresi özel sektördür. Yapılması gereken şey, özel sektörün ayağındaki zincirlerin sökülmesidir. Hani bir laf var “gölge etme başka ihsan istemem”. Türkiye’de, bir çok özel sektör kuruluşu kurumsallaşmıştır. Türk özel sektörü girişimci ve dünyayı okuyan bir şekle girmiştir.
Özel sektör siyasi iradeyi karşısında değil yanında görmek istiyor
Ancak, özel sektör siyasi iradeyi karşısında değil yanında görmek istiyor. İş alemi devlet içinde kavga ve huzursuzluk görmek istemiyor. Son birkaç yıldır artarak hayatımızın bir parçası haline gelen, kişi ve kurumların kavgası ve yıpratılmasının en çok iş dünyasına zarar verdiği unutulmamalıdır. Türk özel sektörü tüm vatandaşlarımızın çektiği sıkıntıların dışında, çok ayrıcalıklı şeyler talep etmiyor. Sadece, dünyadaki rakipleri ile daha eşit rekabet koşullarına sahip olmak istiyor. Bunun için, özel sektörün şikayetlerine kulak verilmeli. Özel sektöre verilecek her destek bir taşla üç- beş kuş vurmaktır. Özel sektör büyüdükçe, işsizlik azalır, vergi gelirleri artar, ihracat artar, refah ve huzur artar, devlet güçlenir.
Her üç gençten biri işsiz.
5.2 milyon işsizimiz var. Her yıl 700.000 genç istihdam nüfusuna katılıyor. Her üç gençten biri işsiz. Memleketini seven hiçbir vatan evladı bu manzaradan memnun olamaz. İşi, aşı olmayan bireyler mutlu olamaz. Herkes biliyor ki, ciddi bir sistem değişimine ve dönüşümüne ihtiyaç var. Ama bunlar tepeden inme şeklinde olmamalı. Kimse başkasının derdini ondan daha fazla bilemez. Dolayısıyla, herkesin, her sektörün, toplumun her katmanının fikirlerine kulak verilmeli. Türkiye, artık başkasının biçtiği elbiseye sığmamaktadır. Artık kendimize göre bir elbise dikme zamanı geldi de geçiyor bile. Kaybedecek zamanımız yok. Ülkemizin iki çıkış anahtarı var. Güçlü ekonomi ve güçlü demokrasi. Biri olmadan diğeri olamaz . Güçlü ekonomi derken demokrasiye, güçlü demokrasi derken ekonomiye zarar vermeyelim.
