Mart 2010 Çarşamba
Değişikliği yeni meclisin yapması gerektiğini savunan, "Gerçek bir demokrasi olsa, Türkiye’de darbeler olur muydu?" diye soran Savaş, şunları söyledi:
"Gerçektir ki, çok partili hayata geçtiğimizden bu yana gerçek bir demokrasimiz olmadı. AKP’nin iktidar olduğu ilk seçimdeki sonuçları hatırlayalım: AKP yüzde otuz beş civarında oy alarak tek başına iktidar oldu. Genç Parti’nin, MHP’nin ve DYP’nin yüzde 7 ve 8 civarındaki oylarına karşılık Meclis dışında kalması Türkiye’yi azınlık oylarına sahip partinin ellerine bıraktı. Her parti oyları oranında Meclis’te temsil edilseydi AKP tek başına hükümet kurma olanağı bulamazdı. Bugün ’demokrasi, demokrasi’ diye nutuk atanlar seçim barajının hiç değilse yüzde 5’e düşürülmesi için parmaklarını bile oynatmıyorlar. Dünyanın hiçbir demokrasi ülkesinde böyle bir durum yok. Seçim barajının en kısa zamanda düşürülmesi gerekir."
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Anayasa değişikliğiyle ilgili hazırlıkları da değerlendiren Vural Savaş, "Şimdiki durum şudur: Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa karşıtı faaliyetlerin odağı olarak mahkum ettiği bir parti ile bölücülük nedeniyle kapattığı bir parti el ele verip Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı değiştirmeye çalışıyor" dedi. Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti ve DTP ile ilgili kararlarının hem hükümetin, hem de Meclis çoğunluğunun meşruiyetini ortadan kaldırdığını kaydeden Savaş, "Anayasa ile uyuşmazlık içinde olduğu Anayasa Mahkemesi’nin kararı ile kesinlik kazanmış olan Meclis’in, AKP’nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğuna ilişkin kararın hemen ardından erken seçime gitmesi gerekirdi. Değiştirmeye ikisinin ortaklığı yetmiyor. Bu yüzden referanduma gitmek zorundalar. Bugün iktidarda olanlar, er geç Yüce Divan’a gideceklerini biliyorlar. Üstelik hukuk dışı uygulamalarıyla bunun delillerini kendi elleriyle hazırlıyorlar. Anayasa Mahkemesi’ne, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na müdahale arzuları buradan kaynaklanıyor. Anayasa’yı bunun için değiştirmek istiyorlar. Özel yetkili savcı ve hakimler eliyle bunun için olmadık işlere imza atıyorlar. Önümüze referandum sandığı geldiğinde herkes bu bilinçle davranmak ve yurttaşlık görevini mutlaka yerine getirmek zorundadır" diye konuştu.