Gazeteci Serdar Keskinışık yazdı | Foto Haber | İnternet Gazetesi

Gazeteci Serdar Keskinışık yazdı

Gazeteci Serdar Keskinışık yazdı fotohaber.com.tr

Bir Mersin Projesi: Göç eden ailelere yerel gazete dağıtımı


Demokrat Mersin Gazetesi olarak geçen ay kamuoyuna bir proje sunduk ve birkaç eleştiri dışında büyük destek aldık. Bildiğiniz gibi projemiz, Akdeniz ve Toroslar ilçesinde oturanları kapsayan “Göç eden ailelere ücretsiz yerel gazete dağıtımı” projesiydi.

 

Projenin gerçekten ciddiyetle uygulanması halinde; Mersin’de yılların kirini pasını atabilecek bir gelişime yol açabileceğini ısrarla savundum. Bu anlamda projeye verilen desteklere sevinirken, eleştirilere de kesinlikle üzülmedim. Geliştirilmesi açısından olumlu buldum. Hatta hiç eleştiri gelmeyecek diye bir an tedirginlik bile yaşadım…

 

Projeye ilk eleştiriyi getiren Mersinli Yazar Abdullah Ayan ağabey oldu. Sayın Ayan’ın bu söyleşisini sadece benim değil tüm meslektaşlarımın okumasını isterim.

 

Sayın Ayan: “Geçtiğimiz hafta şu konu tartışılıyordu. Varoşlara gazete götürelim onları “Mersinliliğe doğru bir yapıya sokalım” deniyor. Ben, o gazetelerin varoşlara ne getireceği konusunda ciddi kaygılarım var. O gazetelere baktığımızda, çoğunun kes yapıştır yöntemiyle, haber ajanslarından akan haberleri sadece ve sadece kendi gazetelerine koyan, özel haber yapmayan gazetelerin ne katacağını bilmiyorum. Halkın sorunlarına parmak basan yok” diye yaklaşmış.

 

Bu eleştirilere tamamen YANLIŞ olarak yaklaşanların artık ayyuka çıkmış olan topal DURUMU hala saklamaya çalıştıklarını düşünürüm. Evet böyle eleştiriler de var ve ne yapılması gerektiğine bakmalıyız.

 

Hatta İmece Gazetesi’nden Seyrani Soluğan arkadaşımızın “Mersinli Neden Gazete Okumuyor?” adlı söyleşisine Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Faik Burakgazi’nin verdiği cevap ise hiç aklımdan çıkmıyor….Nedir bu cevap bilmiyor musunuz? “100 adet basan gazeteye neden ilan vereyim….”

 

Bu eleştirilerin yapılması ve bunların yerel gazetelerde çıkması iyi bir gelişmedir.

 

Ama içerik bakımından yapılan bu eleştirinin Mersin’de yayınlanan gazetelerin tamamı için geçerli olduğunu düşünmüyorum.

 

Kentimizde içerik anlamında çok güçlü olan yerel gazeteler var…Göç eden ailelere gururla sunabileceğiniz kadrolar tarafından çıkarılan gazetelerin varlığını da inkar etmemeliyiz.

 

Konu, yerel gazetelerin içerik ve satış anlamındaki durumu olunca, Mersin’deki yerel gazetelerin İzmir’de yayınlanan Yeni Asır ile kıyaslanmaya kalkışılmasını çok doğru bulmuyorum. O zaman başka birisi de Antalya’nın turizm potansiyeli ile Mersin’in turizm potansiyelini kıyaslar ve destek verilmemesi gerektiğini söylerse ne yapacağız? 

 

Geçmişte Sonhaber gazetesinin, Hakimiyet Gazetesi’nin nasıl okunduğunu ve kenti arkasından nasıl sürüklediğini zaman zaman anlatılanlardan öğreniyoruz. Yakın bir zamanda bayide 600 adet, bin adet satan yerel gazetelerimiz de oldu. Mersin’de böyle bir süreçte yaşandı ama devamı getirilemedi…

 

Onun için meseleyi geniş olarak ele almalıyız.

 

Aslında görünmeyen bir el son 30 yıl içerisinde Mersin’e fren yaptırmış…

Mersin’de hangi sektör yeterince gelişmişte yerel basın gelişmemiş olsun…

Tarımda ve turizmde çok mu ilerideyiz..?!

Masmavi denizimiz, limanımız ve her kentten daha çok tarihi, ören yerlerimiz mevcutken neden gelişememişiz?

 

40 yıldır ne tarımda ne turizmde ne de sanayi de ilerleyemediğimizi söylemiyor muyuz? Antalya’nın ve Adana’nın gölgesinde kaldığımızı yıllarca haykırmadık mı? Atılım yapabilmek için çırpınmıyor muyuz? Bizi teşvik edilecek iller arasına almadıkları için bağırmıyor muyuz? Neden almadıklarına yönelik senaryolar üretmiyor muyuz? Tarımda ve turizmde neden gelişmediğimize yönelik, neden desteklenmediğimize yönelik zaman zaman fısıltılar halinde konuşmalar yapmıyor muyuz?

 

Eeee bir tek yerel basın mı atak yapamamış…?

 

Arkasından inanılmaz bir göç başlamış…

Türkiye’nin her köşesinden Mersin’e yerleşilmiş…

Bu 30 yıl içerisinde olmuş ve bitmiş.

 

Bu arada bir başka gerçekte göç eden vatandaşlarımızın yüzde 90’ının artık geri gitmek istemedikleri…

 

O zaman bizde dedik ki: Yerel gazeteler bayilerde çok az satıyor…Okuyucu oranı az…Bunun yanında göç eden ailelerin kentle bütünleşememe ve kentle kaynaşamama sorunu yaşanıyor. Yerel basın bu sorunu düzeltebilir…O ailelerin kentle bütünleşmesine katkıda bulunabilir ve aynı zamanda kendi okuyucusunu da oluşturabilir dedik.

 

İnanın benim özellikle takip ettiğim yerel gazeteler var. Çok iyi kadrolara sahipler…

Bu gazetelerle göç eden ailelere gidilir. Hepsi olmasa da içerik bakımından güçlü yerel gazetelerimiz mevcut….

 

Bu proje sayesinde bir taşla üç kuş vurabiliriz.

 

Göç eden ailelerin kazanımı, o aile içerisindeki gençlerin yerel gazeteleri okuma alışkanlığı edinmesi ve yerel gazetelerin bu aşamada kendilerine daha çok çeki düzen vermeleri…Bu kentimiz adına bir kazanımdır.

 

Ben burada Radyo Ülkü’den Serkan Tultak’ın bu konu hakkında yazdığı bir yazıyı hatırlatarak bitirmek istiyorum: “Bu projeye bir Mersin Projesi Olarak Yaklaşılmalıdır”