Gazeteci Haldun Okdemir MİY’nun başarısızlığını değerlendirdi.
1925 yılında kurulan, sembolü KAN-ÇELİK olan Mersin İdman Yurdunda yüzler bir türlü gülmüyor .
İyi niyetinden şüphe etmediğimiz bir kent beyefendisi olan Başkan Ali Kahramanlı ve arkadaşlarının bugüne kadar harcadıkları milyarlar boşuna buhar olup uçtu.
Başkan Kahramanlı ve ekibi geçtiğimiz sezonki başarıyı yakalamak için çok çaba sarf etti ama, karşılarına maalesef rakip takımın futbolcuları değil Serhat Güller ve yardımcıları çıktı .
Çalıştırdığı takımı süründürmekten öte bir şey yapma becerisi gösteremeyen Serhat Güller Mersin İdman Yurdunu tarihinde 6-1 lik Karabük mağlubiyeti ile Mersin’e bir ilki de yaşatarak Mersin İdman Yurdunun malum tarih sayfasındaki yerini de almış oldu.
Mersin’li futbol kamu oyu bu sezon MİY’nun başarısızlıkları ile adeta kahroldu .
Mersinde herkes birbirlerine şunu soruyor ”HER KES MERSİN’E MERSİN NİYE TERSİNE “.
Başarısızlığı kısaca özetlemek gerekirse eğer ve tüm Mersin’in bildiğini kuldan saklamayacaksak eğer;
İyi okunsun, anlam çıkarılsın sözümden.
Evet;
Teknik direktör Serhat Güller’in, başbakan yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç’ın sekreteri olan eşinden dolayı Mersin İdman Yurdu teknik direktörlüğüne getirildiği söyleniyor (Kürşat Tüzmen’in aracılığı ile).
Serhat Güler geçen sene şampiyon olan kadronun iskeletini bozarak başarılı olmuş, takım ve taraftarla bütünleşmiş futbolcular ile yollarını ayırıp yeni bir oluşuma gitti.
Ve her hafta ayrı 11 sahaya sürdü.
Takım kadrosunu, antrenmanda test etmeden pazartesi günlerinde oluşturmaya başladı.
Deplasmana gidecek kadronun biletleri bile haftanın ilk gününden alınır oldu.
Perşembe günü ise ayıp olmasın diye formaliteden çift kale maç yaptırıp sözde 11’i oluşturdu.
Bir önceki maçta gol atarak takımını başarıya taşıyan futbolcu bir sonraki hafta kadroya bile almadı.
Üzerinde bir sürü spekülasyon yapılan ve gol yemekten bıkmayan kaleci Kerem’de ısrar ettikçe etti (?) ve MİY’na Mersin’de 6-1’lik Karabük yenilgisi ile tarihi hezimetleri peş peşe yaşattı. (
Bunlar yetmezmiş gibi tertemiz şanlı bir tarihe sahip Mersin’in ismi bahis skandallarına karıştı.
Sözde bir yönetici 4-1’lik Giresun maçı için 5 bin yatırıp 41 bin Euro kazanması ile ilk yarısı 0-0 biten 2. devresinde 3-0 Karşıyaka ve Rize’ye kaybedilen 4-0 lık maçlarla ilgili dedikodular da ağızdan, ağza dolaşıyor...
Mersin’de konuşulan bir başka konu ise ;
Bazı futbolcuların maçların ilk yarı ve 2. yarı’ sonucuna göre bahis oynayarak büyük paralar kazandıklarını dedikodusu.
Uyarıyorum.
Mersin taraftarının sabrı tükenmiş durumda.
Başkan Ali Kahramanlı’nın iyi niyetle akıttığı paraların boşa gitmesi ve 1 milyonluk şehrin takımının bu hallere düşmesi herkes gibi bizi de derinden yaralıyor.
Ercan Albayın geçtiğimiz sezon başlattığı gazeteci düşmanlığı nedendir
bilinmez bu sezonda Serhat Güller efendiden gördük.
Her mağlubiyetten sonra kendisini taca atarak kurtarıp, başka günah keçileri arayan Serhat Güller göz göre, göre Mersin İdman Yurdunu çıkmaza sokmasını görmezlikten gelip, “olur böyle şeyler diye yazılsaydı acaba farklı bir davranış mı görürdük ?.
Şimdi hesap görme zamanıdır.
Şayet ilk yarı sonunda ilk yarı masaya yatırılmaz ve hesap görülmezse olacakları ve tribünlerden duyulacak tezahüratları düşünmek bile istemediğimi belirtirken, slogana dönüşecek olan “Güller gidecek Mersin’in yüzü gülecek ” deyimini duyacak gibiyiz.
Benden bu kadar.
Artık top Başkan Ali Kahramanlı ve arkadaşlarında .
Haydi kolay gelsin.
