Nükleer santral karşıtı platformun Büyükeceli beldesinde yaptığı toplantıya ev sahipliği yapan Başkan Mehmet Kale birbirinden ilginç açıklamalarıyla dikkat çekti. Hükümetin Kürt açılımı ve nükleer santralle ilgili görüşlerini toplantıya katılan sivil toplum örgütü üyeleri ve gazetecilerle paylaşan başkan kele şunları söyledi.
“Nükleer santralin yapılacağı alana Turizm ve enerci bakanının gelerek gözden çıkarılan Akkuyu görmelerini istiyorum. Gözden çıkarılmak istenen yer iddia ediyorum, ülkemizin en güzel koyudur. Enerjideki kayıbı sağlayarak iki nükleer santralden elde edilecek enerjiyi sağlamak mümkün iken tüketilen enerjinin yüzde yedisini sağlamak için dünyada hiçbir gelişmiş ülkenin yapmaya yanaşmadığı nükleer santrali yapmaktaki mantığı anlamak mümkün değil”.
Bıraksınlar bu koya tesis yapılsın.
Büyükeceli Belediye Başkanı Mehmet Kale Nükleer santral alanı ile ilgili olarak ta şöyle konuştu. Bu işte büyük bir mantıksızlık var. Başta Turizm Bakanı olmak üzere tüm Hükümet üyelerine sesleniyorum. Gidip araştırın ve sorun. Nükleer santralin yapıldığı bölgeye hangi ülkenin turizm acentesi turist getirir.
Yabancı turist tatil yapacağı yörenin tüm özelliklerini öğrendikten sonra hareket eder. Büyükeceli’ye yapılacak bu santral Başta Antalya-Adana olmak üzere tüm Akdeniz gölgesinin turizmini ve üretim pazarını etkileyecektir. Bölgemize turist gelmeyecek, ürettiğimiz sebze ,meyve ve balığımız radyasyonlu diye tüketilmeyecektir. Bu iddiamın propagandasını ise komşularımız yapacaktır”.
Hükümetin kürt açılımı ve PKK’lılar halkımızın moralini bozdu.
Toplantı sonrası gazetecilerle sohbet eden başkan Mehmet Kale ; Hükümetin kürt açılımı ve buna dayanarak dağdan inen PKK’lılarle ilğili olarak görüşlerini belirtirken de şu ifadeleri kullandı.
“Dağdan masummuş gibi inen PKK’lıların yaptıkları ve verilen ödünler halkımızı derinden üzüp yaralamıştır.
Bir gurup PKK’lı için özel mahkeme kurulması. Şehir, şehir gezdirilerek güç gösterisi ile propagandalarını yapmalarına izin verilmesi başta şehit aileleri olmak üzere tüm Türk halkını üzüp derinden yaralamıştır.
Ben, dağdaki eşkıyaya karşı bir duruş gösteremeyip teslimiyetçi bir anlayışı hakim kılan bu hükümetin, bu tavizkar tutumu yüzünden benim gibi bir çok ailede evladını vatan müdafaası için askere göndermek istemeyecektir”.
