“Geleceğimizle oynamayın” | Foto Haber | İnternet Gazetesi

“Geleceğimizle oynamayın”

“Geleceğimizle oynamayın” fotohaber.com.tr

Büyükeceli beldesinde toplanan Mersin sivil toplum örgütleri Nükleer santral konusunda hükümeti uyarırken, Akkuyu’ya yapılmak istenilen nükleer santral Antalya, Adana başta olmak üzere tüm çevre illerimizi etkileyecektir. Nükleer Santrallerin bulunduğu sahillerde turizm olamayacağı ve nükleer santralin yapılması ile birlikte yüzlerce tesis kapanacaktır. Bu gerçeği hükümet artık görmelidir denildi.


 

 

 

 

Büyükeceli beldesindeki Akkuyu’ya yapılması planlan ve ihalede de son aşamaya gelinen Nükleer santralle ilgili Mersin Sivil Toplum Örgütleri Büyükeceli’de toplanarak hükümete son kez uyarıda bulundu.

Toplantıya başta Büyükeceli Belediye Başkanı Mehmet Kale olmak üzere MTSO Meclis Başkanı Faik Burakgazi, TGF Genel Başkan Yardımcısı ve MGC Başkanı Ahmet Ünal, MESİAD Başkanı Ali Doğan Nükleer Karşıtı Platform Sözcüsü Sabahat Aslan ve Tüm Bel-Sen Başkanı Recep Kara katıldı.

Toplantıya ev sahipliği yapan Büyükeceli Belediye Başkanı Mehmet Kale, Büyükeceli’ye nükleer santralinin yapılmaması konusunda duyarlı olan tüm kuruluşlara teşekkür ederek sözlerine başladı.

 

 

Kale “ Kararlıyız.. Mücadeleye devam edeceğiz ”

 

Bölgelerinin nükleer santral konusunda 1970 yılından bu yana bu muammalı süreç içinde olduğunu söyleyen Büyükeceli Belediye Başkanı Mehmet KaleKimse kılını kıpırdatmıyor. Bizim için mücadele ettiklerini söylüyorlar fakat herkes kendi için mücadele ediyor. Biz, Büyükeceli ve Türkiye’deki çoğu yerde olduğu gibi Tarım hayvancılık ile geçinen yeni yeni turizm’e yönlenen yerleriz. Biz Nükleer Santralin etkilerini daha önce Çernobil’de yaşamış bir milletiz. Bir tek bakan kapımızı çalmış değil, yöremizde inceleme yapmış değil. ATOM Enerjisi kurumu başkanı zorunlu şekilde istifa etti. Biz Başkan’ın neden emekliye zorlandığının açıklanmasını da istiyoruz. .Bakınız, Akkuyu mevkisinde yapılmak istenen Nükleer santralin ihalesine 15-20 firma giriyor ama ihale nedense Ruslar’da kalıyor. Teklif edilen rakam da oldukça düşündürücü. Kapalı kapılar ardında bir şeyler oluyor ve biz buna kurban ediliyoruz. Biz nükleer santralin yapılmasını, ekolojik geleceğimiz açısından istemiyoruz. Çocuklarımızın geleceği için istemiyoruz. Gereken tüm mücadeleye yapacağız. Turizm cenneti olan bu yörenin gözden çıkarılmasına müsaade etmeyeceğiz. Söz veriyor ve iddia ediyorum. Nükleer santral alanını bize versinler ben buraya 10 bin insanın istihdamını sağlayacak 20 bin yatak kapasiteli tesis yaptırayım.” dedi

 

Burakgazi  “Bu çığlığı duyun”

 

Daha sonra söz alan MTSO Meclis Başkanı Faik Burakgazi ise dünyanın en güzel koylarından biri olan akkuyuya nükleer santral yapılma fikrinin uzun süredir gündemde oluşundan büyük üzüntü duyduklarını söyledi. Burakgazi, “ Bizler sürdürüle gelen mücadelenin yöntemlerini değiştirelim diye düşündük. Bu güne kadar verilen yöntemlerin bir işe yaramadığını yada en azından karar vericileri yeni bir düşünce sistemine yeni bir paradigma yaratmaya yönlendiremediğini düşünüyoruz. İhale aşamasında son aşamaya gelindi. . Dolayısıyla yine bu güzelim beldeden bu nükleer santralin yapılacağı koydan bir kez daha bütün karar vericilerine , bütün topluma, siyasetin bütün kurumlarına ve devletin bu konuyla ilgili tüm kurum mensuplarına yeniden seslenmek istiyorum. Lütfen bu çığlığı duyun. Kararınızı  tekrar bir gözden geçirin, en azından bu projeyi biraz daha erteleyin. Zaten dünyada yeni alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesinde görülen o müthiş bir ilerleme, bölgemizin güneş ışığından enerji elde etme konusunda çok üst düzey aranjmanlara sahip olması,  ihalenin ertlenmesine ve yeniden üzerinde düşünülmesi için büyük fırsat olacaktır.   Bu tarihi hatadan derhal çark edilmesi gerekmektedir. “

 

 

 

 

Doğan “ Bilimsel gerçekler ortaya konsun”

 

Toplantıya MESİAD adına katılan Başkan Ali Doğan da balık çiftlikleri ve nükleer santrallerin yapılmaması için uzun süreden bu yana  çaba sarfettiklerini belirtti. Doğan, “Türkiye de akademisyenler bilim adamlarını bir kısmı  nükleer santralin olmaması gerektiğini ancak bir kısmının  da olması gerektiğini iddia ettiklerini biliyoruz. . Bu bağlamda ben hükümetimizden şunu rica ediyorum. Eğer yöre halkını bu konuda bilinçlendirmek istiyorlarsa, karşıt bu iki görüşü savunan bilim adamlarını kamuoyuna açık bir platformda biraya getirip bu ikilemden kurtulmamız gerekiyor. İkinci konu ise  Büyükeceli belediyesinin önderliğinde,  çevre ilçe ve belediyeleri kapsayan bir eylem planının yapılması gerekiyor.” Dedi.

 

Ünal  “Biz güneşimizi istiyoruz, nükleer santrali değil”

 

Toplantıya yönetim kurulu üyeleri ile birlikte katılan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve MGC Başkanı Ahmet Ünal da , cemiyetlerinin de bu savaşın en ön mevzisinde yer alacağını ifade ederek, “ Biz gazeteciler olarak hayattan yanayız, çevreden yanayız. Burada , kavganın asıl noktasındayız. Eğer kavga buradan başlayacaksa , buranın çok iyi örgütlenmesi gerekir. Ülkemiz , özellikle Akdeniz kıyılarımız adeta bir  güneş cenneti. Eğer son günlerde farkındaysanız, bütün gazetelerimizde özellikle güneş ve rüzgardan kaynaklı  alternatif enerji kaynakları manşetlere taşınıyor.  Neden yapıyoruz bunu. Amacımız bu tip enerji kaynakları hususunda insanların ufkunu açmak. Dünya da petrol türevi, uranyum türevi her türlü katı atıktan yapılan şey dünyaya zarar vermektedir. Mersin de yaşayan gazeteciler adına biz bu mücadelenin içinde varız. Büyükeceli’den Mersin’e ve Antalya’ya kadar bir kamuoyu oluşturup, eylem sürecini başlatmanın tam zamanıdır .” dedi.

 

Aslan “ Eylemlerimizi sürdüreceğiz..”

 

Nükleer santralin Büyükeceli’ye kurulmaması yönünde büyük mücadeleler veren Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Sabahat Aslan ise , nükleer enerji santralinin kurulmasının bölgenin geleceğini yaşam ve ekolojik denge açısından büyük bir tehlike olduğunu söyledi.

Aslan, “Nükleer Santraller çalıştığı sürece ve atıkları sürekli radyasyon yayar. Bu radyasyonda tarım, hayvancılık, balıkçılık ve turizmi yok eder. İnsan sağlığını bozar. Bunun yanında Nükleer Santraller çok pahalıdır. Ham maddesi ve teknolojisi tamamen dışa bağımlıdır. Üretim güvenilirliği yoktur sürekli kazalar oluşur ve bu kazalar basından gizlenir. Kaza riskinin çok yüksek oluşu ve özellikle Çernobil kazası gibi bir kazanın olma olasılığı çok yüksek. Dünya artık Nükleer Santralden vazgeçiyor. Çünkü çok pahalı, ve  riskli. Teknolojisi ne kadar yenilense dahi, kaza riski engellenemiyor, üretim güvenliği sağlanamıyor. Daha ucuz enerji elde edilemiyor. Bizler de ülke olarak enerjiyi etkin ve verimli kullanabiliriz. Bunun yanında yenilenebilir enerji kaynaklarına güneş ve rüzgâr enerjisine yatırım yapabiliriz. Bu nedenle nükleer santrallere ihtiyacımız yok. Bizler tarımımıza, hayvancılığımıza, turizmimize ve sağlığımıza sahip çıkmak için ülkemizin nükleer çöplük haline dönüşmemesi için Akkuyu da ve ülkemizin hiçbir yerinde nükleer santral yapılmasını istemiyoruz. “ dedi.

Daha sonra toplantıya katılan gazetecilerde konuyla ilgili görüşlerini belirttiler.